"..Hangi irade mucizesi,hangi ilahi güç,hangi oyun insanları birbirlerini sevmeye zorlayabilir; hangi çılgın düş gücü insanları sevmeye birbirimizi sevmeye,sizi seviyorum demeye itebilir?" - Baudrillard
Medyanın kadına bakış açısı bir tüketim kültürü mü yoksa bunun dışında anlatılan başka bir algı mı var? Teknolojinin gelişmesiyle insanlara özgürlük imkanı tanındı. mahremiyet konusu ise televizyonda ve sanal ortamda tamamen özgürlük olmaktan çıktı ve kamusal alanda bir tartışmaya döndü. kadınlara yönelik bir sürü programlar var,bunların içerisinde konusal olarak "aşk,sevgi,aile" gönderilmesi yapılıp yeniden tüketilme ihtiyacına dönüldü. mahremiyetin sanal ortama düşmesi insanların aleyhine olan bir durum oldu.
Sosyolog Baudrillard'ın tanımına göre "nesneleşmiş kadınlığın ve baştan çıkarmanın yoğun olduğu televizyon programlarında nesneleşmiş aşktan başka bir şey mümkün değildir. İşte kadın kimliğinin sanal dünyadaki görünümü de,televizyonda nesneleştirilen kadın kimliğinden çok da farklı değildir. Kadınlara yönelik televizyon programları ve internet "estetik ve aşk" üzerine olan söylemler "aile,çocuk,sağlık ve dekorasyon" gibi alt söylemlerle beslenerek kadını tüketim kültürünü üreten ve kadınlar kendi bedenini tüketim nesnesine dönüştürerek bir statüye indirgedi."
O halde artık televizyon ve internet aracılığı ile dolaşıma giren en ucuz şeyin insan mahremiyeti olduğunu söyleyebiliriz. Bugün medya, kadınları,erkeğin kölesi haline getiren ve ona olan sevgisi ile değil iletişimleriyle temsil etmesi bakımında kadınların aşk,sadakat,sevgi,yaratıcılık gibi kadının kendi özelliklerine yabancı kalmasını sağladı.
O halde artık televizyon ve internet aracılığı ile dolaşıma giren en ucuz şeyin insan mahremiyeti olduğunu söyleyebiliriz. Bugün medya, kadınları,erkeğin kölesi haline getiren ve ona olan sevgisi ile değil iletişimleriyle temsil etmesi bakımında kadınların aşk,sadakat,sevgi,yaratıcılık gibi kadının kendi özelliklerine yabancı kalmasını sağladı.
"Artık sadece sanal strateji olduğuna göre,sanallığın da bir stratejisi olamaz." - Baudrillard

